
İYİ Parti Kocaeli İl Başkanı Kamil Şirin il binasında yaptığı açıklamada, Şirin’e İl Sekreteri Şemsettin Kutlu Çakır, Parti Sözcüsü ve Parlamento ile İlişkilerden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Selçuk Ormancı, Medya ve Tanıtımdan Sorumlu İl Başkan Yardımcısı İlknur Batır, eşlik etti. İYİ Parti Kocaeli İl Başkanı Kamil Şirin, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunarak Çerçeve Yasa, siyasi gelişmeler ve faili meçhul cinayetlere ilişkin açıklamalarda bulundu. Şirin, önümüzdeki seçimlere işaret ederek, “Büyük değişime hazır olun. Artık bu ülkeyi milletin iradesi yönetecek” dedi.
“YASALAŞTI”
İYİ Parti Kocaeli İl Başkanı Kamil Şirin yaptığı açıklamasında, “Son bir aylık süreç içerisinde ülkemizde kritik değişimlerin yaşandığına tanıklık ettik. Bildiğiniz üzere Çerçeve Yasa, 10 Ağustos'ta Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda 467 kabul oyu ile geçerek yasalaşmıştır. Mecliste İYİ Parti'nin tarihsel karşı duruşuna rağmen AK Parti, MHP, CHP, DEM ve Yeni Parti'nin kurumsal desteğiyle bu tasarı yasalaşmıştır.
“TÜRK SİYASİ TARİHİNİN EN ÖNEMLİ KIRILIMLARINDAN”
İYİ Parti, Meclisteki 29 milletvekilinin tamamı ile yasaya ret oyu vererek blok halinde karşı çıkan ve yasanın yaratacağı derin problemleri kamuoyuna izah etmeye çalışan tek siyasi parti olmuştur. 10 Ağustos, Türk siyasi tarihinin en önemli kırılımlarından biridir. Vatandaşı olmaktan gurur duyduğumuz Türkiye Cumhuriyeti gibi güçlü bir devletin ısrarlı mücadelesine rağmen, yarım asra yakın yaşamayı becerebilmiş bir terör örgütünün yönetici ve üyelerinden, hakkında adam öldürme suçu sebebiyle açılmış soruşturma veya davası bulunanlar haricinde kalanların tamamının 10 yıl boyunca ertelenmesi ve bu süreçte bir bşka suç işlenmemesi durumda infaz edilmiş sayılacağı kabul edilmiştir.
“BÜYÜK BİR ÖRTÜLÜ ÖZEL AFTIR”
Böylelikle yaralama, dağa kaldırma, yağma, hırsızlık, tehdit, uyuşturucu ticareti gibi pek çok suç fiili soruşturulmayacağı gibi; son 50 yıl boyunca örgütün nasıl ve kimlerin yardımı ile silah temin ettiği, Türk Silahlı Kuvvetleri ile çarpışacak insan gücünü nasıl devşirdiği, bu insan, silah ve malzeme geçişlerini nasıl, kimlerin yardımı ile ve gözetimi altında gerçekleştirdiği ve en önemlisi, tüm bu faaliyetlere devlet içerisinde hangi grupların destek verdiği asla öğrenilemeyecektir.
“TARİHİN KİRLİ SAYFALARINDA KENDİLERİNİ KAYBETTİRMİŞ OLACAKLAR”
Yine böylelikle örgütün dünyanın pek çok merkezinde bürolar açmasını hangi ülkelerin gizli servislerinin yardımı ile gerçekleştirdiği ve bu yapıların sürekliliğini nasıl sağladığı ortaya konulamayacaktır. Açıkça söylemek gerekirse, PKK belasını Türk milletine musallat eden yerli ve yabancı kişi ve odaklar da bu yasa ile affedilmiş ve tarihin kirli sayfalarında kendilerini kaybettirmiş olacaklardır.
“UTANÇ SÜRECİ SÜREKLİ GELİŞTİRİLECEK”
Bu vesileyle, yasal zemine oturtulan ihaneti örtme telaşına karşı kendi değerlendirmemizi ifade etmek isterim: “Yanlış hesap Bağdat'tan döner.” Ve Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu'nun tabiriyle: “İhanetin zaman aşımı yoktur.” Önümüzdeki süreçte muhtemelen gerçekleşecek olan iktidar değişikliği ile bu sürecin utancını millet olarak birleşerek, bütünleşerek temizleyeceğiz. Ancak Cumhuriyetçi, milliyetçi, laik ve demokrat dinamikler önümüzdeki süreçte bir siyasi değişim gerçekleştiremez ise biliniz ki muhalefeti ve demokrasiyi ortadan kaldırmaya pek elverişli bu utanç süreci sürekli geliştirilecektir.
“İNANCIMIZ HİÇ OLMADIĞI KADAR SARSILMIŞTIR”
Dün, “Hiçbir taviz yok, silahlarını teslim ederek örgütü feshedecekler.” şeklinde sunum yapanlar, bugün örgütün hareketsizliğini “terörist başına statü verilmediği” gerekçesiyle örtmeye çalışmaktadırlar. Devlet kültürümüz ve hukuka olan inancımız hiç olmadığı kadar sarsılmıştır. Devletin güvenlik güçleri ve adli makamları, açık mevzuata rağmen fütursuzca yapılan terör propagandalarını görmezden gelmekte ve gerçekleştirilen azgın gösterilere sadece bekçilik yapmaktadır. Elbette devlet tepkisiz kalsa da millet, sürecin nereye evrildiğini ve nelere mal olabileceğini ayırt etmeye başlamıştır. Hem ilimizde hem de ülke genelinde pek çok vatandaşımız, Çerçeve Yasa tartışmaları ve partilerin genel tutumu üzerinden bir değerlendirme yaparak süreç destekçisi partilerden istifa etme eğilimi göstermeye başlamıştır.
“AK PARTİ VE CHP İLK DEFA AYNI YÖNDE OY KULLANDI”
İstifa eden vatandaşlarımız partimize üye olmaktadırlar. Bu eğilim süreklilik arz ederek devam etmektedir. Dikkat edilirse, Erdoğan'ın siyasi yasağının kaldırıldığı 26 Ocak 2002'deki anayasa değişikliğinden bu yana AK Parti ve CHP ilk kez aynı yönde oy kullanmıştır. O gün siyaset dünyamızı kalıcı biçimde değiştiren bu yan yana konumlanma, bugün gerçekleşen uyumun bir başka değişimin başlangıç adımı olduğunu haklı olarak düşündürmektedir. Önümüzdeki süreçte siyasetteki konumlanma ve rekabet, Cumhur ve Millet İttifaklarının karşıtlığı şeklinde değil; Ulus devlet, Cumhuriyet ve Türk milleti kavramlarına bağlı olanlar ile haksızlık, hukuksuzluk ve keyfilik yapanlar; Cumhuriyet düşmanları ve bölücüler; yine bunlara açık veya örtülü destek verenlerin yanı sıra “sarı muhalif” olarak tanımlayabileceğimiz çapsız siyaset anlayışının oluşturacağı iki büyük blok arasında gerçekleşecektir.
“GERÇEKLİKTEN UZAKLAŞMAYA DEVAM EDECEK”
Artık ok yaydan çıkmıştır. Çerçeve Yasa etrafında birleşen ve bütünleşen blok, terörü ve teröristi hoş görmeye ve oluşan ayrılıkçı, bölücü dalgaları göz ardı etmeye devam edecek; mazlum Türk milletinin incindiğini ve tabanda büyük bir nefret dalgası oluştuğunu göremeyecek kadar gerçeklikten uzaklaşmaya devam edecektir. Bu son bir aylık süreçte, tüm sohbet ve istişarelerimizde vatandaşımızın, an itibarıyla rejimin antidemokratik uygulamalarından korkarak tepki vermekten çekindiğini; ancak sandığın önüne getirilmesi ile mevcut siyasi yapının tüm bileşenlerine büyük bir ceza keseceğini müşahede etmekteyiz.
“TÜRK MİLLETİNİN HAS EVLATLARI TARAFINDAN YÖNETİLECEK”
Türk halkı, evlatlarını öldürenlere, otobüslere, meydanlara, geçitlere bomba koyarak katledenlere asla o birileri gibi sevgi veya şefkat göstermemektedir. Bilinmelidir ki teröriste özel hukuk bahşeden eden ve teröristi onurlandıran siyasiler, önümüzdeki genel seçimlerde Türk milletinden kaçınılmaz olarak büyük bir cevap alacaktır. Haksızlıklar, hukuksuzluk, sefillik ve en önemlisi umutsuzluk içerisinde bocalayan milletin kahir ekseriyeti, gerekli yanıtı vermek için seçim gününü beklemektedir. İlk seçimle birlikte bu ülke artık Türk milletinin has evlatları tarafından yönetilecektir.
“DİKKAT BAŞKA YÖNE KAYDIRILIYOR”
Son günlerde Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, ele aldığı faili meçhul şüpheli ölümler ile ilgili kamuoyunda büyük bir merak uyandıran çalışmalar yapmaktadır. Son tahlil ile başlayarak belirtmek isterim ki biz, buradaki temel motivasyonun sürdürülen ihanet sürecinin gölgelenmesi ve bu sürecin gündemi belirleme potansiyelinin engellenmesi olduğunu değerlendirmekteyiz. Ekim 2024'te başlatılan bu sürecin ilerleyişinde, örgütün beklentilerine uygun adım atılmasının gerektiği aşamalarda toplumsal bir direnç oluşumunun engellenmesi açısından Türk milletinin dikkatinin başka tartışma konularına çevrilmesi zaruret arz ettiği tespitiyle muhalif belediye başkanları adli süreçlere muhatap kılınmışlardır.
“ÇERÇEVE YASA DERİN BİR ETKİ YARATTI”
Açıkça ifade edelim ki bu süreç öylesine büyük bir projedir ki en bilinenide dahil olmak üzere onlarca belediye başkanı ve muhalif siyasi, bu ihanet sürecinin devamında, sürecin akamete uğramaksızın devamlılığını sağlayacak siyasi ve toplumsal tartışma alanlarını oluşturmaktan öte bir değere sahip değildir. Kısacası belediye başkanları, sürecin sigortaları vasfındadır. Ancak an itibarıyla belediye başkanlarının ve muhalif siyasilerin tutuklanması vaka-i adiyeye dönüştüğünden, Çerçeve Yasa kamuoyunda tüm engellemelere rağmen derin bir etki yaratmıştır.
“
Kısacası sıradanlaşan tutuklamalar sebebiyle, ihanet sürecinin ilk adımı olan Çerçeve Yasa etrafındaki tartışmaların kamuoyunda ön plana çıkması ve siyasi iktidarın mevzi kaybetmesi, toplumun merakını çekebilecek başka önemli tartışma konularının gündeme getirilmesi gerektiğini siyasi iktidara öğretmiştir. İşte bu sebeple Bakanlık bünyesinde kurulan Daire Başkanlığının temel misyonu, günümüze kadar aydınlatılmamış cinayetlerin etrafında oluşturulacak tartışma alanlarıyla gündemin ihanet süreci eksenli gelişmesini engellemektir.
KOZİNOĞLU CİNAYETİNE DEĞİNDİ
Zira bazı cinayetler 30 yılı aştığı için zaten zaman aşımı süresi çoktan geçirilmiş, devletin ayıbı olma vasfındaki, üstü örtülen suçlardır. Özellikle son günlerde tartışılan Kozinoğlu cinayeti ise o dönemin muktedirlerinin kararttığı, yani aydınlanmasını engellediği bir katil fiilidir. O gün FETÖ ile kol kola yürüyen, ülkeyi bir, beraber ve iş birliği ile yöneten zihniyetin bugün halis duygularla bu cinayeti aydınlatacağına inanmıyoruz. 17-25 sürecine kadar TSK'da terfi ve atama sisteminin Ergenekon, Balyoz gibi davalarla bozulmasına, kırılmasına ve böylelikle oluşturulan koşullarda FETÖ'cülerin önünün açılmasına vesile olan ve neticede TSK'da sıklet merkezinin FETÖ'nün, dolayısıyla CIA'nın eline geçmesine müsaade eden iradenin, elbette ki vatansever bir Türk subayı olan merhum Kozinoğlu'nun infazını engellemek için pozisyon alabileceğini değerlendirmiyoruz.
“BİR ÜLKENİN UYUTULMASIDIR”
Ve soruyoruz: 15 yıl sonra bu duygu değişikliğinin sebebi nedir? Elbette ki sebep sadece, yukarıda izah etmeye çalıştığımız üzere, ihanet sürecinin konuşulması, tartışılması ve çıkarım yapılmasının engellenmesi ve bir ülkenin uyutulmasıdır. Bugün bu cinayeti araştırmak isteyen siyasi iradenin 15 yıl bekleyip bugün vicdana geldiğine inanmak makul bir varsayım değildir.
“SİYASİ TUTUKLAMALAR GÜNDEMİ MEŞGUL ETMEK İÇİN”
İki yıla yakın zamandır kamuoyunun belediye başkanları ve siyasi tutuklamalar ile meşgul edildiğini; ancak artık bu tip süreçlerin vaka-i adiyeye dönüşmesi sebebiyle yeterli faydanın elde edilemediğini ve işbu sebeple toplumun merakını çekebilecek başka tartışma konularının ihdas edilebilmesi gayesiyle bu kurulun çalışmalarının kamuoyunun gündemini sürekli biçimde bloke etmesinin sağlandığı ortadadır.
“BÜYÜK DEĞİŞİME HAZIR OLUN”
Önümüzdeki seçimlerde çok büyük bir değişime hazır olun. Adalet isteyen, hürriyet isteyen, eşitlik isteyen, liyakat isteyen; aş isteyen, iş isteyen; neticede güzel yaşamak isteyen, onurlu yaşamak isteyen tüm vatandaşlarımızın iradesini bir listede tecelli ettireceğiz. Sayın Müsavat Dervişoğlu, bütünleşik muhalefeti tek vücut bir millete dönüştürecek güven abidesidir. Büyük değişime hazır olun. Artık bu ülkeyi milletin iradesi yönetecek” ifadelerini kullandı.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

İzmit Belediye Meclisi’nde belediye iştiraki BEKAŞ’ın sermayesinin 305 milyon liraya çıkarılması kabul edildi. MHP’li Okan Karagöz, şirketin mali tablolarının meclis üyelerine sunulmamasını eleştirdi.

Kocaeli, 28 Kasım’da Semicenk konserine ev sahipliği yapacak. Sevilen sanatçı, Şehit Polis Recep Topaloğlu Spor Salonu’nda müzikseverlerle buluşacak.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin 2027 yılı tahmini gelir ve gider bütçesi belli oldu. Performans esaslı hazırlanan bütçede 2027 yılı için 97 milyar TL gider, 95 milyar 500 milyon TL gelir öngörüldü.

İzmit Belediyesi Meclisi, bugün saat 15.00’te gerçekleştirilecek toplantıda 22 gündem maddesini görüşecek.

Milli ara sona erdi, Süper Lig heyecanı yeniden başlıyor. Kocaelispor, milli aranın ardından 7. haftada Beşiktaş deplasmanına çıkacak.