Toygar Işıklı, Gölcük depreminde ölümden nasıl döndüğünü anlattı

Toygar Işıklı, Fatih Altaylı’nın programına konuk oldu. Programda 17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi sırasında yaşadığı olayı anlatan Işıklı, deprem gecesi yaşanan bir kararın hayatını kurtardığını ifade etti.
Deprem gecesi orduevinde kaldılar
Işıklı, depremin meydana geldiği gece bir devir teslim töreni bulunduğunu ve 10 kişilik bir grupla komutanlara müzik yaptıklarını anlattı.
Gölcük’te bulunan ve daha sonra depremde yıkılan orduevinin bulunduğu bölgede odalara yerleştiklerini belirten Işıklı, gece saat 01.00 sıralarında bir albaydan İstanbul’a dönmeleri için yardım istediğini söyledi.
Işıklı, o anları şu sözlerle anlattı:
“Depremin olduğu gece devir teslim töreni vardı. Biz 10 kişilik bir grup olarak komutanlara müzik çalıyorduk. Yıkılan orduevinin orada odalara yerleştik.”
“Yarın İstanbul’da işlerimiz var” dedi
İstanbul’a dönmek istediklerini belirten Toygar Işıklı, gece saat 01.00 sıralarında bir albaya ertesi gün İstanbul’da işleri olduğunu söylediğini aktardı.
Işıklı, albayın kendileri için araç ayarladığını ve grubun İstanbul’a döndüğünü belirtti.
“Gece 1'de bir albaya, ‘Yarın İstanbul'da işlerimiz var, bizi geceden götürme şansınız olur mu?’ dedim. Bize bir araba ayarladı ve İstanbul'a döndük.”
Eve döndüğü sırada deprem oldu
İstanbul’a ulaştıktan sonra evine gittiğini anlatan Işıklı, evinin kapısını açmasının ardından depremin meydana geldiğini söyledi.
Yaşadığı olayın kendisi açısından büyük bir dönüm noktası olduğunu anlatan Işıklı, Gölcük’te kaldıkları takdirde deprem sırasında orada olacaklarını ifade etti.
“48 kişinin hepsi öldü”
Toygar Işıklı, depremden yaklaşık iki saat önce bulundukları yerde 48 kişinin olduğunu ve bu kişilerin tamamının hayatını kaybettiğini söyledi.
Işıklı, yaşananların ardından aradaki zaman farkına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Bizim kalacağımız yerde 48 kişi vardı. O 48 kişinin hepsi öldü. Depremden iki saat önce oradaydık ve orada yatacaktık.”
Işıklı’nın anlattığı olay, 17 Ağustos 1999’da meydana gelen Gölcük Depremi öncesinde yaptığı İstanbul’a dönüş kararının hayatındaki önemini ortaya koydu.





