Ses arası

Müzik bazen bir konser salonunda, bazen küçük bir barın sahnesinde; bazen bir araştırmanın sayfalarında, bazen de bir kentin kültür politikalarında karşımıza çıkar. Ben de bu köşede müziğe bütün bu pencerelerden bakarak yazılarımı kaleme alacağım.
İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Opera Bölümü’nden mezun oldum. Yüksek lisansımı İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sahne Sanatları Opera programında tamamladım. Hâlen İstanbul Teknik Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müzikoloji ve Müzik Teorisi doktora programında çalışmalarımı sürdürüyor, İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı’nda akademisyen olarak görev yapıyorum.
Müzikle ilişkim çocukluk yıllarımda piyano ile başladı; sahne serüvenim ise lise yıllarımda Kocaeli’de Madrigal ile başladı. 2018’de Süreyya Operası’nda sahnelenen Il matrimonio segreto operasında başrol üstlendim; bu süreçte Murat Cem Orhan ve Aytaç Manizade ile çalışma fırsatı buldum. Evrim Demirel’in Barış Ormanı Çocuk Operası’nda başrol oynayarak eserin üç sezon boyunca Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda sahnelenmesine katkıda bulundum. Ulusal ve uluslararası koro çalışmalarında şef yardımcılığı yaptım ve İTÜ TMDK Ses Eğitimi Korosu ile çalışmalarımı sürdürüyorum. 2026’da Viyana’da Richard Wagner Konservatuvarı bünyesinde Prof. Ardalan Jabbari ile workshop ve masterclass çalışmaları gerçekleştirdim ve konser verdim.
Klasik müziğin yanı sıra rock ve blues sahnesinin de aktif bir parçasıyım. Türkiye’de aktif olarak sahne alan tek çift klavyeli blues grubu Blues Kontrol’ün solisti ve klavyecisi olarak Kocaeli ve İstanbul’da sahne alıyorum.
Akademik çalışmalarımda müzikoloji ve ses eğitimi üzerine yoğunlaşmaktayım. Yüksek lisans tezimi Ralph Vaughan Williams’ın Songs of Travel şarkı dizisi üzerine hazırladım. Doç. Dr. Yahya Berkol Gülgeç ile birlikte kaleme aldığımız “The Writing on the Wall: Iron Maiden, İlahi Şiddet ve Hukuk Düzeni” başlıklı çalışmamız ise Hukuk ve Rock’n Roll kitabında yayımlandı.
Bu köşede klasik müzikten blues’a, rock’tan müzik tarihine; yeni albüm ve şarkılardan konser eleştirilerine, bestecilerden sahne ve mekân önerilerine uzanan geniş bir müzik dünyasını birlikte takip edeceğiz. Kocaeli ve İstanbul’un sahnelerinde neler olup bittiğine bakarken Türkiye’nin müzik politikalarını, Kocaeli’deki yerel yönetimlerin kültür ve sanat politikalarını da eleştirel bir gözle değerlendireceğim.
Kısacası burada müzik yalnızca dinlenmeyecek; konuşulacak, tartışılacak ve yaşadığımız kentle birlikte düşünülecek.
