
Kocaeli Barosu’nda 10-11 Ekim tarihlerinde yapılacak olağan genel kurul öncesinde seçim heyecanı başladı. Mevcut Baro Başkanı Av. Caner Karakadılar’ın yeni dönemde aday olmayacağını açıklamasının ardından başkanlık yarışı hız kazandı.
Avukat Gülhanım Kara da Kocaeli Baro Başkanlığı için aday olduğunu açıklayan isimler arasında bulunuyor. Gülhanım Kara ile birlikte Kocaeli Barosu seçimlerinde başkan adaylarının sayısı 4 oldu. Şu an Gülhanım Kara dışında Başar Değer, Serdar Solak ve Emre Kalaycı başkanlığa adaylığını koydu.
4 adaylı olacak seçimlere ilişkin baro başkan adayı Gülhanım Kara gazetemizin sorularını yanıtladı.
Kocaeli Barosu’nu devralmanız halinde ilk 100 gün içinde hayata geçirmek istediğiniz üç somut adım ne olacak?
İlk 100 gün içinde meslektaşlarımızın günlük hayatına doğrudan dokunacak üç uygulamayı hayata geçirmek istiyoruz: Ring Servisi, İndirimli Protokoller Sistemi ve Duruşma Takip Sistemi.
Ring Servisi ile adliyeler ve ihtiyaç duyulan güzergâhlar arasındaki ulaşımı kolaylaştırmayı; İndirimli Protokoller Sistemi ile sağlıktan eğitime, akaryakıttan teknoloji ve mesleki hizmetlere kadar meslektaşlarımızın giderlerini azaltacak gerçek avantajlar sağlamayı hedefliyoruz. Amacımız çok sayıda protokol yapmak değil, meslektaşımızın bütçesine gerçekten dokunan anlaşmalar yapmak.
Özellikle önemsediğim üçüncü projemiz ise Duruşma Takip Sistemi. 23 yılı aşkın süredir aktif olarak mesleğini icra eden bir avukat olarak saatlerce duruşma beklemenin ne demek olduğunu çok iyi biliyorum. Bazen birkaç dakikalık bir duruşma için saatlerimizi adliyede geçiriyoruz. Oysa avukatın zamanı da emeğidir.
Bu nedenle duruşmalardaki gecikmelerin takip edilebildiği, Baro odalarında ve uygun alanlarda duruşma takip ekranlarının bulunduğu; mümkün olduğunda duruşma sırası yaklaşan avukatın dijital olarak bilgilendirildiği bir sistem için gerekli kurumlarla birlikte çalışacağız.
İlk 100 günün sonunda meslektaşımızın, “Baroda bir değişim var benim günlük hayatımda bir şeyler gerçekten kolaylaştı” diyebilmesini istiyoruz. Çünkü biz avukata, emeğine ve zamanına odaklanan bir Baro istiyoruz.
Avukatların bugün Kocaeli’de yaşadığı en önemli sorun sizce nedir? Bu soruna yönelik çözümünüz ne?
Aslında avukatların sorunlarıyla vatandaşların sorunlarını birbirinden bağımsız düşünmek mümkün değil. Bugün ülkemizin en temel sorunlarından biri ekonomi, diğeri ise hukukun ve yargının içinde bulunduğu durumdur. Avukat hem bu ekonomik şartların içinde yaşayan bir yurttaş hem de adalet sisteminin temel unsurlarından biridir. Dolayısıyla ekonomi kötüye giderken, hukuk ve yargı zayıflarken avukatın bundan etkilenmemesi mümkün değildir.
Kocaeli özelinde baktığımızda ise bugün mesleğimizin en yakıcı sorunlarından birinin iş ve gelir sorunu olduğunu düşünüyorum. Bunun ekonomik koşullardan, yargının içinde bulunduğu durumdan, mesleğin yapısal sorunlarından kaynaklanan birçok yönü var. Bunların tamamını bir Baronun tek başına çözebileceğini söylemek gerçekçi olmaz.
Bizim yaklaşımımız çok açık: Çözemeyeceğimiz sorunları çözmeyi vaat etmek yerine, değiştirebileceğimiz şeylerden başlayacağız.
Üstelik Kocaeli açısından çok çarpıcı bir çelişki var. Kocaeli, nüfusu ve ekonomik büyüklüğüyle başlı başına büyük bir kent; aynı zamanda Türkiye’nin en güçlü sanayi, üretim ve ticaret merkezlerinden biri. Binlerce fabrikanın, şirketin ve işletmenin faaliyet gösterdiği, çok büyük ekonomik değer üreten bu kentte avukatların iş ve gelir sorununu konuşuyoruz.
Bir tarafta çok büyük bir ekonomik faaliyet ve bunun doğal olarak doğurduğu büyük bir hukuki hizmet ihtiyacı var; Kocaeli’de doğan hukuki ihtiyacın önemli bir bölümünün Kocaeli dışındaki hukuk büroları tarafından karşılandığını görüyoruz.
İşte üzerinde durmamız gereken temel çelişki budur. Kocaeli sanayinin yükünü, üretimin yükünü, trafiğini ve çevresel maliyetlerini taşıyor; ancak bu ekonomik faaliyetin doğurduğu hukuki ihtiyaç başka şehirlerden karşılanıyorsa, bunun nedenlerini sorgulamamız gerekir.
Biz işe tam da buradan başlayacağız: Kocaeli’de doğan hukuki ihtiyaç neden Kocaeli avukatıyla yeterince buluşmuyor? İş dünyası avukattan ne bekliyor? Hangi alanlarda hukuki hizmet ihtiyacı var? Meslektaşlarımız hangi alanlarda uzmanlaşmalı? Kocaeli’nin ekonomik gücüyle Kocaeli’nin hukuk birikimi arasında neden yeterince güçlü bir bağ kurulamıyor?
Bunları tahminlerle değil; araştırarak, konuşarak ve veriye dayalı biçimde ortaya koyacağız.
Reklam yasağı nedeniyle tek tek meslektaşlarımızın yapabileceklerinin sınırlı olduğu bu alanda Baronun kurumsal gücünün devreye girmesi gerektiğine inanıyoruz. Sanayi ve ticaret odalarıyla, organize sanayi bölgeleriyle, şirketlerle ve işletmelerle doğrudan temas kuracağız. İş dünyasının hukuki ihtiyaçlarını dinleyecek; komisyonlarımızı ve eğitim programlarımızı bu ihtiyaçlara göre şekillendireceğiz. Kocaeli’nin bugünkü ve gelecekteki ekonomik yapısının ihtiyaç duyduğu alanlarda meslektaşlarımızın bilgi ve uzmanlığını güçlendireceğiz.
Baro elbette avukata iş dağıtan bir kurum değildir; biz de bunu vaat etmiyoruz. Ama Baro meslektaşının önündeki kapıların açılmasına öncülük edebilir. Kocaeli’nin ekonomi dünyasıyla hukuk dünyası arasında güçlü ve kurumsal bir köprü kurabilir; Kocaeli avukatının bilgisini, uzmanlığını ve tecrübesini daha görünür hâle getirebilir.
Bu noktada Kocaeli Barosu’nun marka değerini de çok önemsiyorum. Güçlü, güvenilir ve saygın bir Baro, mensubu olan her avukatın mesleki itibarına katkı sağlar. Hedefimiz, “Kocaeli Barosu avukatıyım” sözünün iş dünyasında bilgi, uzmanlık ve güvenle özdeşleşmesidir.
Bunun birkaç ayda çözülecek bir mesele olduğunu söylemiyorum. Sonuçlarını belki yıllar içinde göreceğiz. Ama birilerinin ilk adımı atması gerekiyor. Biz o ilk adımı atmaya talibiz.
Çünkü bizim anlayışımızda Baro yalnızca sorun çıktığında açıklama yapan bir kurum değildir; mesleğin geleceğini düşünen, yeni çalışma alanlarını gören, meslektaşının önünü açan ve avukatın emeğinin değerini büyüten bir meslek örgütüdür.
Bizim önceliğimiz avukattır; önceliğimiz emektir.
Baronun kent gündemindeki rolünü nasıl görüyorsunuz? Kocaeli’de hukuk, adalet, çevre ve kent hakkı gibi konularda daha görünür ve etkin bir baro için ne yapacaksınız?
Hukuk hayatın dışında, soyut bir kavram değildir. Çevrenin korunması, sağlıklı kentleşme, planlı yapılaşma ve insanların sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşayabilmesi, her şeyden önce iyi işleyen bir hukuk düzenine bağlıdır. Soluduğumuz havanın temizliğinden yaşadığımız binanın güvenliğine kadar gündelik hayatımızın hemen her alanının arkasında hukuk vardır. Ben hukuku biraz soluduğumuz havaya benzetiyorum: Varlığını çoğu zaman fark etmeyiz ama yokluğunu ya da kirlenmesini hemen fark ederiz; sonuçlarını hayatımızın her alanında yaşamaya başlarız.
Kocaeli Barosu elbette her şeyden önce mesleğine ve meslektaşına sahip çıkmalıdır. Ama Baro yalnızca kendi içine dönük bir meslek örgütü değildir; yaşadığı kente ve topluma karşı da sorumludur. Hele Kocaeli gibi Türkiye’nin en önemli sanayi ve üretim merkezlerinden birinde bu sorumluluk çok daha büyüktür. Hava kirliliği, trafik, yapılaşma, çevre ve işçi sağlığı gibi önemli meselelerle karşı karşıyayız. Bu nedenle Kocaeli Barosu yalnızca sorun ortaya çıktıktan sonra açıklama yapan değil; kenti izleyen, araştıran, gerektiğinde hukuken harekete geçen ve kamuoyu oluşturabilen bir kurum olmalıdır.
Bunun için belediyelerle, üniversitelerle, meslek odalarıyla, sanayi ve ticaret kuruluşlarıyla ve sivil toplumla sürekli iletişim içinde olacağız. Bunu tek başımıza değil, meslektaşlarımızla birlikte ve ortak akılla yapacağız. Komisyonlarımız yalnızca toplantı yapan değil; izleyen, araştıran, bilgi ve görüş üreten, rapor hazırlayan ve gerektiğinde çözümün parçası olan yapılar olacak.
Stajyer ve genç avukatların ekonomik sorunları giderek büyüyor. Genç avukatların mesleğe tutunabilmesi için nasıl bir politika izleyeceksiniz?
Genç meslektaşlarımızın yaşadığı ekonomik sorunları, mesleğimizin geleceğine ilişkin en önemli meselelerden biri olarak görüyorum. Bugün mesleğe yeni başlayan bir avukat, daha düzenli bir gelir elde edemeden kira, vergi, sigorta primi ve diğer mesleki giderlerle karşı karşıya kalıyor. Genç avukata “mesleğe tutun” demek yetmez; tutunabileceği koşulların oluşmasına katkı sağlamak gerekir.
Bu nedenle Baromuzun imkânlarını genç meslektaşlarımızın üzerindeki mali yükü azaltmak için kullanacağız. Ortak çalışma ve müvekkil görüşme alanları oluşturacak; mesleki faaliyetlerinde ihtiyaç duydukları hizmetlerde indirimli protokolleri artıracak, nitelikli eğitim ve uzmanlaşma programlarını mümkün olduğunca erişilebilir hâle getireceğiz. Staj dönemini de yalnızca ruhsatın beklendiği bir süreç olmaktan çıkarıp, mesleğin gerçekten öğrenildiği ve genç meslektaşımızın geleceğe hazırlandığı bir dönem hâline getirmek istiyoruz.
Ancak mesele yalnızca giderleri azaltmak değildir. Asıl meselelerden biri genç meslektaşlarımızın iş ve gelir imkânlarını artırabilmektir. Biraz önce sözünü ettiğim Kocaeli’nin ekonomik potansiyeliyle Kocaeli avukatını buluşturma hedefimizin en önemli boyutlarından biri de budur. İş dünyasının bugün ihtiyaç duyduğu alanları ve gelecekte ihtiyaç duyacağı yeni hukuk alanlarını belirleyerek genç meslektaşlarımızın bu alanlarda uzmanlaşmasını destekleyeceğiz. Teknoloji, veri koruma, uyum, şirketler hukuku, sigorta, dış ticaret, enerji ve çevre gibi alanlarda nitelikli eğitimler vereceğiz. Genç avukatı yalnızca bugünün işlerine değil, geleceğin hukuk piyasasına da hazırlamak zorundayız.
Bir başka önemli konu da gençlerin Baroda gerçekten söz sahibi olmasıdır. Gençlerin sorunlarını onlar adına biz tarif etmeyeceğiz; onları dinleyecek, çözümü de onlarla birlikte üreteceğiz. Komisyonlarımızda, projelerimizde ve karar süreçlerimizde genç meslektaşlarımızın bilgisinden, enerjisinden ve yeni bakış açısından yararlanacağız.
Son olarak, sizi diğer adaylardan ayıran en önemli fark nedir ve Kocaeli Barosu avukatları neden size oy vermeli?
Diğer adaylarımız üzerinden kendimi tarif etmeyi doğru bulmuyorum. Diğer üç meslektaşıma da saygı duyuyorum. Seçim bittiğinde yine birlikte yol yürümeye devam edeceğiz. Bu nedenle diğer adaylardan neden farklı olduğumu değil, nasıl bir Baro istediğimizi ve neden bu sorumluluğa talip olduğumu anlatmayı tercih ediyorum.
Kocaeli Barosu benim için yalnızca bir meslek kuruluşu değil, aynı zamanda kendimi ait hissettiğim bir yuvadır. Hayatımızın büyük bir bölümünü meslektaşlarımızla birlikte geçiriyor; aynı mesleğin sorumluluğunu, sorunlarını, sevincini ve mücadelesini paylaşıyoruz. Bu yüzden her bir meslektaşımı, yıllardır aynı yolda yürüdüğüm bir yol arkadaşı olarak görüyorum. Ben bu yuvayı herkesin kendisini değerli ve güvende hissettiği, dayanışmanın güçlendiği ve yüzlerin daha çok güldüğü bir yer hâline getirmek istiyorum. Bu hayal için çalışmanın ve emek vermenin bile beni mutlu ettiğini hissediyorum.
Ancak bu adaylığın benim için çok daha özel bir anlamı da var. Ülkemizde kadınların işte, evde ve hayatın hemen her alanında dezavantajlı olduğunu; kadın olarak avukatlık yapmanın dahi ne kadar zor olduğunu biliyor ve yaşıyoruz. Daha da acısı, kadınların şiddete uğradığı ve yaşam haklarının dahi tehdit altında olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Bütün bunların değişebilmesi için kadınların yalnızca kendileri hakkında alınan kararların muhatabı değil, o kararların alındığı masalarda söz ve karar sahibi olmaları gerektiğine inanıyorum. Yani kadınların kendi kaderlerini kendi ellerine almaları gerektiğini düşünüyorum.
Ne demek istediğimi anlatmak için Kocaeli Barosunun tarihine bakmamız bile yeterli sanırım. Kurulduğu 1938 yılından bugüne Baromuzun yalnızca bir kadın başkanı oldu: sevgili Başkanımız Av. Bahar Gültekin Candemir. Ondan önce başkanlığa aday olma cesaretini gösteren kadın meslektaşımız ise değerli büyüğümüz Av. Banu Yılmaz’dı.
Bugün Kocaeli Barosu Başkanlığına aday olma cesaretini gösterebiliyorsam, bunda bu iki değerli kadının çok büyük payı var. Onların açtığı yol, verdikleri ilham ve gösterdikleri cesaret sayesinde bugün ben de başkan adayı olabiliyorum.
Ben de onların açtığı yolu biraz daha genişletmek; kadınların yönetimde yer almasının bir istisna olmaktan çıkıp olağanlaşmasını ve köklü bir geleneğe dönüşmesini istiyorum. Çünkü kadınlar olarak kendi hayatımıza ancak karar mekanizmalarında var olarak sahip çıkabileceğimize; karşı karşıya kaldığımız haksızlıkları ve dezavantajları ancak bu yolla aşabileceğimize inanıyorum.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Kocaeli’de müzikseverleri bu akşam Blues Kontrol konseri bekliyor. Blues Kontrol, 30 Ekim Cuma akşamı Kocaeli Hayal Kahvesi’nde sahne alarak dinleyicileriyle buluşacak.

Kocaeli Barosu Genç Avukatlar Meclisi Başkanlığına aday olan Avukat Nur Yiğit Uyanık, yürütme kurulu adaylarını açıkladı. Uyanık’ın listesinde 10 avukat yer aldı.

26 Ekim 740 tarihinde meydana gelen Konstantinopolis depremi, Bizans tarihinin yıkıcı depremlerinden biri olarak kayıtlara geçti. İstanbul’un yanı sıra İzmit ve İznik çevresinde de hasara yol açan depremde surlar, kiliseler ve çok sayıda yapı zarar gördü.

Türk halk müziğinin unutulmaz isimlerinden Âşık Veysel, doğum gününde türküleri ve geride bıraktığı eserlerle anılıyor. Sazıyla ve sözleriyle milyonların gönlünde yer edinen büyük halk ozanı, aradan geçen yıllara rağmen unutulmuyor.

Basın meslek örgütleri, “Sansüre hayır, habere özgürlük” sloganıyla bugün çok sayıda ilde sokağa çıktı. İzmit Uğur Mumcu Parkı’nda TGS Kocaeli İl Temsilcisi Kerim Çelik tarafından okunan açıklamada, " Basın özgür değilse toplum habere ulaşamaz. Özgür basın yoksa özgür toplum yoktur. Tutuklu meslektaşlarımızı serbest bırakın” ifadelerini kullandı.