Hey…

Ben Elif Gün Küçükkaya. 2003 yılından beri mesleğimi gerek yurt içi gerek yurt dışında farklı kültürlerde icra etme fırsatı bulabilmiş bir mimarım.
Biz mimarlar mezun olunca mimar oluyoruz belki ama öğrenme sürecimiz asla bitmiyor. Hayat değişiyor, insan değişiyor, ihtiyaç değişiyor ve mimari değişiyor. İnanıyorum ki kendini gelişime ve yeniliklere kapatan biri mimar olamaz veya o şekilde mimar olunamaz. Ya da farklı bir bakış açısıyla mimarlık 4 yıla sığamayacak kadar hayatın içinden bir meslek olduğundan gelişime/değişime muhtaçtır, bu nedenle de mimar gelişmeye açıktır. Mimarlık aynı zamanda bilim dalıdır çünkü bilimsel gerçeklere dayanır, sadece bir sanat dalı değildir. Bu yönüyle de belki de tektir.
Mimarlık, diğer lisans dallarından farklı olarak öğrencilere sadece mesleği öğretmekle kalmaz, aynı zamanda mimarlık bakış açısını da kazandırır. Peki, bu mimarlık bakış açısı nedir? Mimar, size bir “yaşam” tasarlamaya çalışır. Bunu yaparken de sizi değiştirmeye çalışmaz aksine sizin rutinlerinizi, hobilerinizi, çalışma şeklinizi yaşamınıza dahil olan her şeyi anlamaya çalışır. Amaçladığınız yaşam için mekan tasarlar ve bu mekan dört duvar içinde olmak zorunda değildir. İnsanın içinde bulunduğu her alan, mekan, kent her biri insanın yaşamına dahildir, rutinlerini şekillendirir, hobilerini biçimlendirir. Bu nedenledir ki mimarlık insanın olduğu her anda ve her yerde bulunacak kadar derindir. Yine bu nedenledir ki mimar sorgular.
Dolayısıyla mimarlık insana doğuştan çok da var olayan bir bakış açısı sunar; artık her konuya daha bütüncül, daha fonksiyonel, daha sanatsal, daha psikolojik, daha insan gözüyle bakmaya başlarsınız. İşte bu bakış açısıyla baktım dolaştığım kentlere/mekanlara . Burada sizlerle, bazen gezdiğim kentlerde, bazen bir mekanda, bazen sadece bir anda bu bakışla edindiğim düşüncelerimi paylaşmaya çalışacağım. Çok akademik, çok mimari ve çok karmaşık olmadan iki dost gibi … Umarım sohbetimizden keyif alırsınız. Her hafta görüşmek dileğiyle….
Yorumlar(1)
Salih ışık Mimarlığın yalnızca yapı tasarlamak değil; insanı, yaşamı, kenti ve sürekli değişen ihtiyaçları anlamak olduğunu çok güzel ifade etmişsiniz. Mesleğimize dair deneyimlerinizi ve farklı coğrafyalarda edindiğiniz gözlemleri bu köşede paylaşmanızın hepimiz için değerli olacağına inanıyorum. Kaleminize sağlık Elif Hanım; yazılarınızı ilgiyle takip edeceğim. Yeni yolculuğunuz hayırlı, okurunuz bol olsun. 👏🏻🏙️✍🏻
